close
close

2 Ocak 2021

191

Bu yazımızda neler var?

Bu yazımızda, Kolik bebekler için tavsiyeler, İnfantik kolik tedavisi için öneriler, Bebeklerin sürekli ağlaması neden olur? Davranış tedavisinden örnekler ve çok daha fazlası hakkında bilgi sahibi olacaksınız. Eğer hazırsanız Uzm. Dr. Naime Tokur’un infantil kolik başlıklı yazısını okumaya başlayabilirsiniz.

İnfantil Kolik

İnfantil Kolik

Birçok Çocuk Doktorunun nöbetlerinde muhakkak ki ''Hocam biz geldik yine'' diyerek her gece acilde karşılaşarak tanışıklıklarının arttığı muhakkak ki yenidoğan aileleri vardır. Bu bebeklerin fizik muayeneleri tamamen normal, arabaya biner binmez uyumuş, rahatlamış, hatta doktoruna gülücükler saçan, ama anne ve babasını, hatta daha büyüklerini paniğe sokan minikler....

İnfantil Kolik, 1954 yıllarında Wessel ve arkadaşlarıyla birlikte 3 haftadan fazla, haftada en az 3 gün süren, günde 3 saati aşan huzursuzluk ve ağlama krizleri/nöbetleri'' olarak tanımlanmıştır. Genelde ilk 3 ayda görüldüğü için ''İlk 3 ay koliği'' denilmektedir. Bebeklerin %5-25'inde görülür. Genellikle 3-4. haftalarda başlar. 6-8. haftalarda pik yapar. 3-4. aylarda kendiliğinden düzelir.

Ağlamalar normal ağlamalardan farklı, sakinleştirilemeyen, yüksek seste ağlamalardır. Genelde öğleden sonra veya akşam üstü başlar. Ama herhangi bir vakitte de başlayabilir. Kolik ağlaması genelde her gün yineler, bazen 1-2 gece ara verebilir. Bebeğin yüzünde ağrı ifadesi, kızarıklık, dudak çevresinde solukluk görülebilir. Dizlerini göğsüne kadar çeker, ellerini yumruk yapar. Bebeğin beslenme ve uyku düzeni bozulur, bu nedenle daha da huysuzlaşabilir. Memeyi arayan bebek, emme sırasında aniden memeyi bırakabilir veya tam uykuya dalmışken aniden ağlayarak uyanabilir. Bu kolik atağı kaka yapması veya gaz çıkarma ile son bulabileceği gibi, bebeğin yorulması ile de bitebilir.

Peki infantil koliğin tedavisi nasıldır? Bir doktor olarak nasıl önerilerde bulunmalıyız? Veya ebeveynler olarak nasıl bir yol izlemeliyiz?

Infantil koliğin etkin bir tedavisi yoktur. Yapılan bazı çalışmalarda davranış tedavisinin etkili olduğu gösterilmiştir. Bunun için ailelere danışmanlık eğitimi verilmelidir.

Peki nedir bu danışmanlık?

  • Aileye bebeğin sağlıklı olduğu yönde bilgilendirilmeli, koliğin gelişiminin bir parçası olduğu anlatılmalıdır.
  • Annenin bebeğini emzirirken sadece meme başını değil, areolanında bebeğin ağzına yerleştirmesi gerektiği söylenmelidir.
  • Bebek her ağladığında emzirmeye çalışılmaması gerektiği vurgulanmalıdır. Bu durumun daha da artmasına neden olduğu anlatılmalıdır.
  • Bebeğin yorgun olması ağlamanın en önemli nedenidir. Aile bireyleri bu yönde eğitilmelidir.
  • Bebeğin aşırı ağlamasını azaltmaya yönelik girişimler aileye öğretilmelidir. Bazı davranış değişiklikleri kolik nöbetlerinin sıklığını değil ama süresini azaltabilir. Ebeveynlerin bebeklerini ne zaman kucaklarına almaları gerketiği anlatılmalıdır. Her bebek aynı değildir. Kendi kendine sakinleşme yeteneği olmayan bebekler ağlar ağlamaz ele alınmalıdır. Vertikal şekilde sallanma bu bebeklerde fayda sağlayabilir. Bu bebekler aşırı gürültü ve parlak ışıktan korunmalıdır. Annenin bebeğine sakin ve sesli olarak yanıt vermesi, göz teması, ninni ve şarkı söylemek bebeği sakinleştirmeye katkısı olacaktır. Düzenli olarak sallanma da bazı bebeklerde vestibüler uyarı için yararlı olabilir.
  • Aileye yaşanan bu durumun geçici olduğu konusunda bilgi verilmelidir.

Davranış Tedavisi Nedir?

Ağlayan bebeği yatıştıracak birçok yöntem vardır. Ama bir yöntem bir bebeğe iyi gelirken diğerine iyi gelmeyebilir. Aynı anda birden fazla yöntemi denemek, etkisini daha görmeden bir yöntemden diğerine geçmek koliği daha da artırabilir. Annenin veya babanın bebeğin kulağına mırıldanması, hafifçe sallaması genelde yarar sağlamaktadır. 5S yöntemide denilen bu yöntemlerden örnek vermek isterim.

  • Swalding; battaniye veya örtü ile bebeği sıcak tutacak şekilde ve kalçayı flexiyona gelecek şekilde sarmak.
  • Sucking; Memeye koymak, parmak veya emzik vermek
  • Swinging the baby with tiny jiggly movements; Bebeğin kucakta, ayakta, yatağında, pusetinde, hamakta, 6 aylıktan büyükse eğer otomatik bebek salıncağında çok hızlı ve sert olmayacak şekilde hafif hareketler ile ritmik sallanması
  • Shhh Sound; Bebeğin kulağına fısıldamak
  • Side/Stomach; Yan veya mide üzerine yatırmak

Bunların yanısıra da;

  • Bebeğe hoşlandığı müzik türünü keşfederek şarkı söylemek
  • Bebeğin anne/babanın veya bakıcınsın kucağında veya kanguru içinde tutulması
  • Bebeğe sarılmak/göğsüne yaslamak ve ritmik hafif şekilde sırtına vuruşlar yapmak, güven hissi verdiği için yararı olmaktadır.
  • Bebeğin karnına sıcak havlu uygulanması (deri yanıkları, tahrişe neden olmamak için sıcak/aşırı sıcak uygulamaktan kaçınmak gerekir)
  • Bebeğe ılık banyo yaptırmak
  • Beyaz gürültü de denilen fön makinesi, elektrik süpürgesi, vantilatör gibi ritmik seslerden yararlanılabilinir.
  • Bebeğe masaj yapmak (Tabiki de kendine dokunulmasından hoşlanan bebekler için geçerli)
  • Anne/babanın veya bakıcının sırtüstü yatıp bebeği üzerine yüzükoyun yatırması
  • Anne/baba veya bakıcının bebeği kucaklarına alıp karınlarına yatırırak sırtını sıvazlayarak basınç uygulaması birçok bebeğin sevdiği ve işe yarayan bir yöntemdir.
  • Bebek arabasıyla gezdirmek
  • Bebeği aşırı yorulmaktan, uyarılmaktan korumak, günlük düzeni sağlamak gibi yöntemlerden de faydalanılabilinir.

Kolikli bebeklerin anne ve babalarına dinlenme zamanı verilmelidir. Anksiyete ve psikososyal stres durumunun değerlendirilmesi, gerekirse ailenin desteklenmesi gerekir. Bu yönde aile büyüklerine de görev düşüyor.

Kolikli bebekleri olan annnelerin diyetinde kafein içeren içeçekler azaltılmalı, sigara içiyor ise bırakmalıdır. Kolikli bebeklerde formula mama ile beslenenlerde antikolik özellikli biberonlar, antikolik mamalar tercih edilmelidir.

Bu önerilen tedavi yöntemlerinin etkinliği çalışmalar ile kanıtlanmamıştır. Bu uygulamalar plesebo etkisi ile bile çözüm bulabilen ucuz, ilaç tedavileri ve diyet uygulanmasına göre daha güvenli olması nedenıyle önerilebilir. Bu yöntemleri uygularken bebeği aşırı uyarmaktan kaçınılmalı ve olası kaza ve yaralanmalara mahal verilmemelidir.

Bebekler 2-2.5 aylık olduklarında %90' ında, 3-4 aylık olduklarında %99'unda kolik kendiliğinden düzelir. Koliğin geçici, bebeğinizle ilişkinizin kalıcı olmadığını unutmayın ki ilişkileriniz bozulmasın.

Ayrıca diğer bir önemli noktayı da vurgulamak isterim. Doktorunuza danışmadan aktarlardan alarak, çevreden duyduklarınız ile asla bitkisel çaylar içirmeyin. Aktarlardan alınam, içinde ne olduğunu bilmediğimiz, durdukça açığa çıkan aflotoksin ve benzeri maddeler nedeniyle kontolsüzce kullanılan bitkilerin çocuğunuzun karaciğerine zarar vereceğini unutmayınız.

Dikkat edilmesi gereken bir husus da infantil kolik bebeklerde huzursuzluk nedenlerinden sadece  bir tanesidir. Kolik tanısı konmadan önce bebekte aşırı ağlama ve huzursuzluğa neden olabilecek diğer sebepler ve hastalıklar (reflü, gıda allerjileri, idrar yolu enfeksiyonu, orta kulak iltihabı vs gibi) dışlanmalıdır. Ayırıcı tanı için mutlaka bir çocuk hekimine başvurulmalıdır.

Uzm. Dr. Naime Tokur

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı